Kapadokya Neresidir?
İsmi “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelen Kapadokya bölgesi tanımı hakkında farklı görüşler bulunsa da farklı görüşlerin ortak özelliği Hasandağ ve Erciyes arasında kalan bölgenin tanımlanmasının uygun olacağıdır.
Tarih öncesi dönemlerde bu 2 yanardağın püskürttüğü lavlarla peri bacalarının oluştuğunu düşünürsek bu tanımlanın doğru olduğunu söyleyebiliriz.
Türkiye’nin en büyük dağlarından olan bu iki dağın arasında oluşturduğu Kapadokya bölgesi, Güney’de Hasandağ’ın dibindeki Aksaray’da başlar. Bu sebeple Ankara karayolundan Aksaray’a girdiğinizde her tarafta “Kapadokya’nın kapısına hoşgeldiniz” yazılarının sizi karşılaması da şaşırtıcı olması gerek. Aksaray’da Kapadokya bölgesine ait en önemli yer hiç kuşkusuz Ihlara Vadisi’dir.
Kapadokya bölgesinin kuzeydeki ucu ise her ne kadar bu şehirde pek Kapadokya eseri bulunmasada Kayseri’dir.
Kısaca Kapadokya bu iki şehrin çevrelediği ve Nevşehir’in merkezinde bulunduğu; Türkiye’nin tam ortasında bulunan ve İç Anadolu bölgesinde yer alan tarihi bir bölgenin genel adıdır.
Nevşehir
Peki Kapadokya’nın merkezinde bulunan Nevşehir’de her yer Kapadokya bölgesine dahil midir?
Tabiki hayır.
Şehir genel olarak peri bacalarına ev sahipliği yapsa da özellikle belli bölgelerinde bu yapıların yoğunlaştığı diğer bölgelerin bu nimetlerden mahrum kaldığını söylemek mümkün. Özellikle Uçhisar – Ürgüp – Avanos üçgeni ve bu üçgenin içerisinde bulunan Göreme, Çavuşin ve Zelve’nin daha çok Kapadokya terimini karşıladığını ve zaten bu yüzden de turizmin ve turistlerin etkin olduğunu görüyoruz.
Kapadokya’da turist olmak; zamanımı en iyi kullanmak, çabuk karar verip uygulamak ve uzun bir süre keyf almanın yanında şaşkınlığı gizleyememektir. Kapadokya’da turist olmak yeni keşifler, hızlı bir tempo demektir. Sevdiklerinizle beraber gitmek romantizme ve aşka yelkenaçmaktır. Doğayı ve bize sunduklarını daha iyi anlamaktır. Coğrafi olayların aslında tesadüf olmadığının kanıtı Kapadokya’dır.
Peki, Kapadokya’da nereleri görmeliyiz?
Uçhisar kalesi; Kapadokya’ya zirveden bakan Uçhisar kalesi gün batımını izlemek isteyenler çiftlere romantik ve unutulmaz anlar yaşatacaktır.
Ihlara vadisi; Aksaray – Nevşehir yolu üzerinde buluna vadi trekking alanları, yeşil alanları ve çeşit çeşit bitkileriyle keyifli ve sağlıklı bir gezme alanıdır.
Göreme – Kızıl vadi; Dünya da gün batımının en güzel seyredildiği yerdir. Kıvrımlı yamaçlarının derinliği, kırımıza vuran akşamlarıyla kızıl bir görüntü oluşturmakta ve değişik değişik renk kartelaları oluşturmaktadır.
Yeraltı şehirleri; İstilacılardan kaçmak için inşa edilmiş yeraltı merkezleri kusursuz savuma merkezleridir. Kiliseler yapılmış, mum odaları, resim sanat odaları, odalar arası iletişim için koyulmuş ince delikler ilgi çekicidir. Hayvanlar için yapılan ama fazla derinlerde olmayan odalar da ne kadar planlı bir çalışma ürünü olduğunu göstermekte, yeni medeniyetler tanımanın keyfini bizlere yaşatmaktadır.
Kapadokya’da üzüm yetiştiği için şarapçılık konusunda da bir hayli ilerleme sağlanmış, mahzenlerde yüzlerce yıllık şarap üreticiliğini izlerine rastlanmaktadır. Üzümlerin kalitesinden dolayı Avrupa ülkelerinden insanların bağlar kiraladıklarını ve üzüm yetiştirdiklerini görebiliriz.
Kapadokya’da yemek keyfi
Kapadokya turu yapanların özellikle testi kebabı, meşhur yerel gendime, bulgur pilavı ve yörenin lezzetli yemeklerinden mantı yemeden dönmemesi gerekecektir. Ayrıca sadece orada rastlayacağınız sütte kavrulmuş kabak çekirdeği keyfi unutamayacağımız bir lezzet tattıracaktır.
Kapadokya da konaklamak için sayısız alternatifler vardır. Özellikle taş odalı oteller Kapadokya ‘da olduğumuzu bize her an hissettirecektir. Kapadokya seyahatinde birçok festivalle karşılaşacağımızı unutmamalıyız. Bağbozumu festivali, Hacı Bektaşi Veli festivali, Balon festivali ve şarap festivali bize güzel anılar yaşatacaktır. Kapadokya turizm cenneti olması, dizi ve film sektörünün orada ciddi yatırımlar yapmasına sebep olmuştur. Bazı sinema platoları da görmek mümkün olacaktır.
Hristiyanların ilk önemli merkezi kiliselerin birini Göreme vadisinde görebiliriz. Mumlarla süslenmiş ve ziyaretçilerini bekleyen bu dini mekânlar Kapadokya’nın bir kültür ve inanç turizmi konusunda da önemli ziyaretçilere ev sahipliği yaptığını göstermektedir.
Çömlek atölyelerinde ziyaretçilerine görsel seyir zevki yaşatmanın yanında onlarında bu heyecanı yaşaması ve tecrübe etmesi için kurulmuş tezgahlarda siz de toprakla haşır neşir olup onlara şekil verebilir, gönlünüzün huzmesini toprağa aktarabilirsiniz.
Kapadokya ‘da turist olmak unutulmaz anlar yaşamaktır. Bir tutku ve aşk haline dönüşecek sıkı sık ziyaret etmek için fırsat kolluyor olacaksınız. Sevdiklerinizle beraber onlarca farklı heyecanı, lezzet, adrenalini ve şaşırtıcı anları yaşamak istiyorsanız bir an önce Kapadokya’ya seyahat planları yapmalısınız.
Kapadokya ve Mevsimler
Kapadokya yılın her vakti ziyaretçiler için ilgi odağı olmuştur. Her mevsimde seyredilecek ayrı güzellikler, yaşanacak farklı heyecanlar ve nefis görüntüler ile turistler için vazgeçilmez bir yer olmaktadır.
Kapadokya’da Yaz Turizmi
Kapadokya seyahatlerinde en yoğun dönemin yaz ayları olduğu dönemdir. Yaz aylarında oteller, pansiyonlar ve misafirhaneler dolup taşar, farklı şehirlerden ve özellikle uzak doğu ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeden yerli ve yabancı turistler Kapadokya’yı gezmek bilinmeyenleri keşfetmek ve ellerindeki makinelerle bu anlarını ölümsüzleştirmek isterler. Kapadokya’da yaz sezonunun çok yoğun olmasının birkaç sebebi vardır. Tabi ki yazın seyahatler ülkemizde çok fazladır ama yabancı turistlerin fazlalığını düşünürsek yaz aylarını seçmelerinin en önemli nedeni uzun yaz günlerinde daha çok yer ve mekânları gezmek, günü uzun yaşamak ve gezilerini uzun saatler diliminde sürdürmektir. İklim özelliğinden dolayı rüzgârlı yaz günleri turistlerin yoğun tempolarına negatif etki etmemektedir. Yazın festivallere, canlı müzik gecelerine, balon turlarına katılabilir. Jeep safarisi yapabilirsiniz. Yazın ayrıca birçok sanatçının uğrak yeri olması renkli konserler tadılmasını sağlamaktadır.
Kapadokya’da Kış Turizmi
Kışın özellikle balon turlarıyla Kapadokya’yı ve eşsiz manzaralarını, vadilerini, köprülerini ve peri bacalarını seyredebilirsiniz.
Peri bacalarının gökyüzünden izlemek ve onun karlı eşsiz görüntülerini resimleyebilmek için balon turları çok fazla ilgi görmektedir. Soğuk havaların balon turlarına bir engeli olmayacağı için bu yoğun ilgi fazlasıyla karşılanmaktadır. Balon turları yaparken 100 metrenin üstüne çıktığınızda Erciyes dağının eşsiz manzarasını ve karla kaplı büyülü görüntüsüne daha yakından şahit olmak turistler için bir sürpriz olacaktır. Kapadokya’da Kış turizmine özellikle Japonlar, Koreliler ve sırasıyla Tayvan, Singapur ve Malezyalılar aşırı ilgi duymaktadır.
Kapadokya’da Bahar Turizmi
Kapadokya’da bahar gezilerinin çok ayrı bir yeri vardır. Son bahar aylarında yaprakların dökülüşü vadilerde eşsiz güzellikler sergiler. Romantik çiftlerin daha çok sonbahar aylarında gitmelerinin sebebi duygusal ortamın Kapadokya’da yoğun yaşanmasıdır. İlkbahar aylarında güneşin doğuşunu ve batışını yüksek noktalardan izlemek, kızıl renklerin vadilere verdiği renk cümbüşü görmeye değer bir manzaradır. Güneşin peribacalarına yansımasıyla toprağın renkten renge girdiğine şahit olunur.
Kapadokya’ya Nasıl Gitmeliyiz?
Rehber eşliğinde bir geziye en çok ihtiyaç duyulan yer Kapadokya’dır. Çok fazla gezilecek ve görülecek yer olması, birçok medeniyeti içinde barındırması, eşsiz sayıda doğal güzellikleri, bilinmeyen gizemleri ve keşfedilecek onca şeyi varken rehbersiz bir gezi eksi bir gezi olacaktır. Rehber eşliğinde iyi bir program yaparak her noktasına, her hikâyesine, her manzarasına ve eşsiz serüvenine doyabilirsiniz. Kalınacak en güzel otellerin, gidilecek en gizemli yerlerin bilinmeyen hikâyelerin ancak bir rehber eşliğinde farkına varabiliriz. Yerli turistler bu konuda çekimser olsa da yabancı turistler için bir rehber eşliğinde hareket etmek en önemli kriterdir. Bu konuda yeterince seyahat acentesi ve hizmet veren kuruluş bulunmaktadır. Hepimizin Kapadokya’nın farkında olması ve kıymetini anlaması dileğiyle…
Kapadokya’ya Yolculuk
Kapadokya doğa olaylarının insanlığa sunduğu en güzel hediyelerden biridir. Tarihi antik çağlara dayanan, Hititler, Persler, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok imparatorluk hâkimiyetinde kalan, yüzbinlerce yıl boyunca yağmurların ve rüzgârların etkisiyle meydana gelen bu eşsiz güzellik görenleri heyecanlandıracak kadar ilginç ve ilgi çekicidir. Yerüstünde ki mükemmel görüntülerinin yanın da yer altından da birçok farklı şehirlerinin olması insanlar da gizem uyandıracaktır.
Kapadokya ismi Perslerin verdiği güzel atlar ülkesi anlamına gelmektedir. Kapadokya bölgesinde coğrafi hareketlenmeler sonrası Peribacaları oluşmuştur. İnsanlar buralarda hayatlarını sürdürürken, peribacalarının içine evler ve kiliseler yapmışlardır.
Neden Kapadokya’yı görmeliyiz?
Kapadokya bitmeyen güzellikleriyle heyecan uyarmaktadır. Her noktasında ayrı bir tarih, bir anı ve coğrafi hareketlenme taşır. Kayalara oyulan evler merak ve şaşkınlıkla karşılanacak, bazen şarap mahzeni olarak bazen de düşmandan kaçmak ve gizlenmek için yapılmış bir sığınak olarak Kapadokya da gizemli kapılar ziyaretçilerine açılacaktır. Yer altı şehirlerinde halı oymacılığı, süsleme sanatı, elif ve ebru sanatı, gümüş işlemeciliği gibi birçok sanatsal faaliyetlerin yapıldığını görmek Kapadokya’nın bir kültür merkezi olduğunu hissettirecektir. Kapadokya da volkanik patlamaların izleriyle beraber, yeraltı şehirlerinde; toplantı odaları, mezar odaları, erzak depoları gibi böleler gördüğümüzde, aslında bir medeniyetin de izlerine rastlamış olacağız. Kapadokya yeni şeyler öğretmenin yanında, her an ayrı bir sır ve gizemi sizlerle paylaşacak olması onun ne kadar zengin ve keşfedilmeyi bekleyen bir yer olduğunun kanıtıdır.
Tabi ki Kapadokya denince akla il gelen şey peribacalarıdır.
Doğanın sanki usta bir eser meydana getirmek için verdiği coğrafi reaksiyonlarla oluşan peri bacaları, vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgârların tüflerden oluşan kayalıkları aşındırmasıyla meydana gelen eşsiz sanat eserleridir. Heybetli görünüşleri ve mükemmel estetikleriyle ziyaretçilerinde inanılmaz heyecan vermektedir. Peri bacalarını oluşumu hala devam etmekte, bir kısmı oluşumunu devam ettirmekte, bir kısmı tamamlamış ve bir kısmı da bozulma sürecine geçmiş bulunmaktadır. Peribacalarının üzerinde bulunan her bir büyük şapka görevi üstlenmiş kaya parçaları görülmeye değerdir.
Özellikle peri bacalarını yukardan izlemek isteyen uzak doğu ağırlıklı yurt dışı ve yurt içi ziyaretçileri için son yıllarda sıcak hava baloncuğu ile havada seyahat, turizm olan katkısı tartışılmazdır. İnsanların merak uyandıran bakışları arasında, biraz heyecan, biraz korku ve endişe ile birlikte balon turu yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmuştur.
Bir insanın ölmeden önce görmesi gereken yerlerden biridir Kapadokya. Birçoğunun ismini sık sık duyduğu ama çok azının merak edip gittiği Kapadokya, ziyaret edenlere inanılmaz güzellikler sunacak, onların hayatlarında unutulmaz anların yaşanmasına sebep olacaktır. Her bir metrekaresinde ayrı bir güzellik, ayrı bir tarih olan Kapadokya, Allah’ın insanlığa doğa aracılığıyla sunduğu güzel bir hediyedir. Ve çok az insan bu hediyenin farkında ve gereken ilgiyi göstermenin bilincindedir.
Sizleri de bu harika doğa harikasını, Güzel Atlar Diyarı’nı, Kapadokya’yı görmeye davet ediyorum.
