Sahra Çölü Fas Quarzazate ve Zagora Çöl Turu
Sahra Çölü Fas Quarzazate ve Zagora Çöl Turu

Fas’a geldiğinizde görmeden ve deneyimlemeden dönmemeniz gereken bir şey var: Sahra Çölü ! Neredeyse Kuzey Afrika’nın büyük bir kısmını kaplayan bu çölü deneyimlemeden dönmek hem Fas’a hem de gezinize ihanet olabilir.

Pek çok gezginin hayali olan Sahra Çölü’ne gitmek de sanıldığı kadar zor değil. Zaten Fas’ın turizminin büyük bir kısmını Sahra Çölü oluşturuyor. Oldukça zor bir coğrafya olan Sahra Çölü’ne kendi başınıza gidebileceğiniz gibi turlar ile de gidebilirsiniz. Tabii ki kendi başınıza gitmek için de yine çeşitli acentelerden destek almanız gerekiyor. Yani öyle elimi kolumu sallayayım da Sahra Çölü’ne gideyim diye bir şey yok. Çölün etrafında pek çok kasaba ve şehir olsa da çölün coğrafyası çok değişken olabiliyor. Bundan kaynaklı Sahra Çölü’ne gitmek istiyorsanız kesinlikle turlardan yararlanmanız gerekiyor.

Dünyanın en büyük ve sıcak çölü olan Sahra Çölü sadece Fas’ta bulunmuyor. Moritanya, Batı Sahra, Cezayir, Libya, Tunus ve Fas’ı da kapsayan geniş bir alana yayılmış durumda. Yaz aylarında sıcaklıkların 50 dereceye ulaştığı çöl gerçekten bambaşka bir coğrafya ve tecrübe sunuyor.

Fas Gezisi için diğer yazılarıma’da göz atabilirisniz.

Sahra Çölü’ne Nasıl Gidilir?

Öncelikle şunu söyleyelim ki Sahra Çölü için tek bir gidiş noktası yok. Sahra Çölü ülkenin biraz daha doğusunda kalıyor. Bundan dolayı Kazablanka, Marakeş, Fes gibi şehirlerden direkt olarak çöle ulaşmanız mümkün değil. Genellikle turlar Marakeş’ten kalksa da çölün başlangıç noktasına ulaşmanız yaklaşık 6 ile 8 saat arasında sürüyor.

Genellikle turların başlangıç ve bitiş noktası Marakeş. Fakat siz kalabalık bir grupsanız da özel tur ile Marakeş’ten başlayıp turunuzu Fes’te bitirebilirsiniz. 2-3 kişilik veya daha az kişiyseniz de Marakeş’ten her gün düzenlenen turlara katılabilirsiniz. Gitmeden önce rotanıza göre internet üzerinden turlara bakabilir veya direkt konaklayacağınız yere tur alternatiflerini sorabilirsiniz.

Sahra Çölü Turlarından Hangisini Seçmeliyim?

Tura çıkmadan önce dikkat etmeniz gereken başka noktalar da bulunuyor. 1 ile 4 günlük farklı Sahra Çölü turları bulunuyor. Sahra Çölü tek bir yerden oluşmadığı için gidebileceğiniz farklı noktalar var. Fas seyahatinizdeki gün sayınıza göre bu rotalardan en doğrusunu kendinize göre seçmeniz gerekiyor.

Örneğin, hiç kalmadan sadece günübirlik Sahra Çölü’nün başlangıcını ve yol üzerindeki önemli yerleri görebileceğiniz turlar var. Bununla birlikte Sahra Çölü’nde 2 veya 3 gece konaklayabileceğiniz tamamen çölde kalacağınız turlar da bulunuyor. Bizim Fas seyahatimiz 6 günlük olduğu için biz 1 gecelik konaklamalı tur seçtik fakat bizimle başlayıp alternatif olarak 2 veya 3 gece kalacak olan kişiler de vardı.

Açıkçası günübirlik hiç kalmadan gidilecek bir turun tam olarak Sahra Çölü’nü yansıtmayacağını düşünüyoruz. Bundan kaynaklı eğer siz de Sahra Çölü’nü deneyimlemek istiyorsanız en az 1 en fazla 3 gecelik konaklamalara bakabilirsiniz.

Genellikle 1 gecelik kalmalı turlar Zagora ve Merzouga noktalarına götürüyor. Bunlardan birini seçmeniz gerekiyor. Merzouga için internette pek olumlu yorum yoktu biz de ondan kaynaklı Zagora’yı tercih ettik. Aynı zamanda Zagora Marakeş’ten kalkan turlarda daha yakın bir destinasyon. Bununla birlikte direkt Sahra Çölü’nün orta noktasına götüren turlar da genellikle 3 gecelik kalmalı turları kapsıyor.

Gitmeden önce getyourguide.com internet sitesinden turlara ve tur detaylarına bakabilirsiniz. Bununla birlikte kalacağınız otele veya riad’a da mail ile sorabilirsiniz. Genellikle her konaklama yerinin anlaştığı bir tur oluyor ve dışarıya göre de daha uygun fiyatlı olabiliyor. Bununla birlikte Marakeş’e gittiğinizde tur merkezlerini de direkt ziyaret ederek turları inceleyebilir ve orada rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Sahra Çölü Fiyatları Ne Kadar?

Sahra Çölü tur fiyatları seçeceğiniz bölgeye ve kalacağınız gün sayısına göre değişiklik göstermektedir. Günlük turlar ortalama olarak 50 Euro’dan başlarken 3 günlük turlar seçeneklere göre 250 Euro ve daha üstüne de çıkabiliyor.

Ortalama olarak 3 günlük turların fiyatları 120 ile 200 Euro arasında değişiyor. Konaklama türü ve turun lükslüğüne göre fiyat yükseliyor. 2 günlük Zagora veya Merzouga turları da 60 Euro’dan başlıyor ve 100 Euro’ya kadar çıkabiliyor. Ortalama olarak 80 Euro’ya normal kalite ve standartta tur satın alabilirsiniz. Günlük turların fiyatları ise 40 ile 50 Euro arasında değişiyor.

Çölde kalacağınız odadaki yatak sayısı ve odanın özellikleri fiyatı etkiliyor. Bununla birlikte tüm turlarda çöldeki akşam yemeği ve sabah kahvaltısı dahil. Tabii burada çok lüks bir şey beklememeniz gerektiğinin de altını çizelim. Geri kalan tüm öğünler ise ekstra. Yanınızda suyunuzu ve yiyeceklerinizi götürebiliyorsunuz.

Turlara eğer kalabalık katılacaksanız daha indirimli bir fiyattan da katılma ihtimaliniz bulunuyor. Bu açıdan detaylıca araştırıp örnek görselleri görerek ve pazarlık yaparak Sahra Çölü turu kiralayabilirsiniz.

Çöl Turuna Giderken Ne Götürmelisiniz?

Pek çok kişinin atladığı ama aslında oldukça önemli olan bir konu da Sahra Çölü turuna katılırken çantanızı nasıl hazırlamanız gerektiğidir. Çantanıza koyacağınız eşyaların bazıları olmazsa olmazdır. Çöle giderken ne götürmeliyim diye soranlar için bu bölümü hazırladık.

Öncelikle çölde zaman zaman kum fırtınası ile karşılaşabilirsiniz. Bundan dolayı kesinlikle bir şal ve gözlüğünüz olmalıdır. Şal ile kafanızı ve ağzınızı örtebilirsiniz. Tabii ki turun durduğu noktalardan da alabilirsiniz ama orada satılan ürünlerin fiyatı biraz daha yüksek olduğundan Marakeş’ten alabilir veya Fas’a gelirken yanınızda getirebilirsiniz.

Bununla birlikte powerbank de unutmamanız gerekenlerden biridir. Gün içerisinde bol bol fotoğraf çekeceğinizi de düşünürsek powerbankinizin olması çölde hayatınızı kurtaracaktır. Aynı zamanda çölde giyeceğiniz kıyafetleri de uzun kollu seçmeye dikkat edebilirsiniz. Hem güneşten hem de kum ve çeşitli böceklerden korunmak için uzun parçalar hayatınızı kurtarabilir.

Çölün sıcaklığı ve güneşin yakıcı etkisi düşünüldüğünde güneş kremini de çantanıza koymanız gerekmekte. Güneş kremi ile birlikte temizliğinizi sağlamak için yanınıza ıslak mendil ve peçete de alabilirsiniz.

Tüm bunlarla birlikte çölde ihtiyacınız olacak en önemli şey ise su! Suyu yol boyunca durduğunuz yerlerden alabileceğiniz gibi giderken de arabaya şişe şişe su yükleyebilirsiniz. Çünkü çölde kaldığınız alandaki sular buzlu olabilir. Ve çölde en son yaşamak isteyeceğiniz şey susuzluktur. Siz mataranızı ve bol su stoğunuzu yanınızdan ayırmayın.

Sahra Çölü Turu

Yukarıda detaylıca çöle gitmeden önce dikkat etmeniz gereken noktaları listelediğimize göre yazımızın en heyecanlı kısmına gelebiliriz. Sahra Çöl Turunuzu seçtikten sonraki diğer aşamalar oldukça keyifli ve heyecanlı ilerliyor. Atlas Dağları’nı keşfettikten ve geçtikten sonra kendinizi çöl coğrafyasında buluyorsunuz. Oldukça uzun ve kapsamlı olan bu tur rotasında biz Zagora Çöl’üne gittik. Hazırsanız çöl turuna başlıyoruz!

Atlas Dağları

Zagora çöl turu oldukça erken başlıyor. Biz turumuzu otelden ayarladığımız için saat 7’de bizi otelden almaya geldiler. Çıkmadan önce bir puding ve portakal suyu ile karnımızı doyurmaya çalıştık. Zaten yolda da acıkırız diyerek bir gece öncesinden marketten sandviç yapmak için malzeme almıştık. Saat 7’de bizi otelden aldıktan sonra ana buluşma noktasına geçtik ve servise yerleştik.

Marakeş’ten çıktıktan hemen sonra Atlas Dağları’nı görmeye ve Atlas Dağları’nda tepeye doğru tırmanmaya başlıyorsunuz. Yaklaşık 2 buçuk sata sonra Atlas Dağları’nın enfes manzarasını görebileceğiniz bir mola noktasında duruyorsunuz. Burada yerel halk dağlardan çıkan değerli taşları ve fosilleri satıyor. Gerçekten bambaşka bir coğrafyada olduğunuzu hissettiğiniz bu ilk durak oksijeni de içinize çekmenize olanak sağlıyor.

Afrika’nın kuzey noktasını çevreleyen Atlas Dağları sadece Fas’ı değil Cezayir ve Tunus’u da kapsıyor. Buradaki en büyük dağ sırası olan Atlas Dağları yaklaşık olarak 2400 kilometre uzunluğunda. Atlas Dağları’nın en yüksek noktası ise Fas’ta bulunan Toubkal. Toubkal’ın yüksekliği ise 4167 metre. Gerçekten görüntüsü ve farklı bitki örtüsü ile ilk gördüğünüz anda sizi büyülüyor.

Dağların arasından geçerek turun ilk durağı olan Quarzazate’ye doğru ilerliyorsunuz. Bu yolda gerçekten kameranızı elinizden düşürmeyeceğinizi temenni edebilirim. Yol boyunca hem doğanın hem de küçük kasaba ve köylerin içinden geçiyorsunuz. Fas’ın alışılmadık yüzü ile karşılaştığınız minik bir rota sunuyor aslında bu tur. Tüm çöl turu boyunca da bol bol Atlas Dağları’ndan inip çıktığınız için bu coğrafyaya doyacağınızı temenni edebiliriz.

Quarzazate

Quarzazate
Quarzazate

Bizi çöl turunun en heyecanlandıran kısımlarından biri kesinlikle Quarzazate oldu. Atlas Dağları’nın eteklerinde bulunan bu şehrin tarihi oldukça eskilere dayanıyor. Ama tarihi kadar bizi cezbeden ve hayran eden bir özelliği daha var. O da Game of Thrones dizisinde Khalesi’nin ejderhalarını kullandığı ilk şehir Yunkai olması. Dizi fanlarının çok iyi bildiği bu şehir sadece Game of Thrones’da kullanılmamış. Dünyaca ünlü film olan Gladyatör ile birlikte Pers Prensi, Nil’in İncisi, Babil, Mumya ve daha pek çok filmde de kullanılmış. Zaten Quarzazate şehrinin hemen yanında da film stüdyoları yer alıyor.

Berberilerin yaşadığı bu şehir günümüzde UNESCO koruması altında. Bundan dolayı da burada film çekilse bile kalıcı bir yapı yapmak imkansız. Genellikle filmler çekilirken belirli bir sözleşme yapılıyor. Sözleşme tarihi içerisinde kişiler alana istediği eklemeleri yapıyor. Sözleşme bittiğinde ise tüm bu alanların yıkılması ve köyün yeniden eski haline çevrilmesi gerekiyor. Böyle büyük filmlerin çekildiği bir noktada hala köyün doğru şekilde korunmasından da ayrı etkilendik.

11.yüzyıldan kalan Ait Benhaddou aslında Quarzazate’nin en eski bölgesi. Buraya şehir de diyebiliriz köy de. Sahra Çölü’nden geçen en önemli ticaret yolunun da üstünde bulunan bu kent yüzyıllarca çok değerli bir nokta olarak kalmış. Coğrafyadan ötürü buradaki tüm evler çamur ve topraktan yapılıyormuş. Evlerin yapımında orada bulunan bir ağacın yapışkanı da kullanılıyor. Toprak temelli olduğu için her yağmurda evlerin yeniden onarılması ve bakım yapılması gerekiyor. Bu anlamda coğrafyanın etkisinin oldukça fazla hissedildiği bir kent aslında Ait Benhaddou.

Günümüzde bu eski kentin hemen karşısında Ait Benhaddou’da oturanlar için yapılmış yeni bir kent bulunuyor. Buradaki evler eskiye göre çok daha kullanışlı ve modern. Aynı zamanda yeni kentte elektrik de bulunuyor. Ait Benhaddou’da ise elektrik bulunmuyor. Yeni ile eski kentin arasından geçen nehir her ne kadar biz gittiğimizde kurumuş olsa da kent için büyük bir lojistik sorun oluşturuyormuş. Günümüzde eski kent Ait Benhaddou’da yaşayan sadece 5 aile var. Bu kişiler eski Berberiler. Kentte elektrik olmadığı için güneş enerjisi kullanılıyor.

Quarzazate’ye gittiğinizde sizi yerel bir rehber karşılıyor. Burada yaşayan yerel rehberler genellikle İngilizce’ye ek olarak Fransızca ve İspanyolca da biliyor. Tüm kentin turunu bu rehberler ile birlikte yapıyorsunuz. Tur rehberine tur sonunda 20 Dirhem ücret ödemeniz gerekiyor. Yeni bölgede sizi karşılayan rehber eskiden nehir olan ama şu anda kurumuş topraklardan sizi geçirerek Ait Benhaddou’ya götürüyor.

Oldukça fazla tuz barındıran bu nehir Ait Benhaddou’da yaşayanları zaman zaman zorlayan bir unsur olmuş. Suların fazla yükselmesine ek olarak nehrin ekstra tuzlu olması bu bölgede yaşayanların içme suyuna ulaşmasını zorlaştırmış. Eskiden Berberiler içme suyuna ulaşmak için 5 kilometre yol kat etmek zorundalarmış. Yani aslında bu büyüleyici eski Berberi kentinde yaşamak sanıldığından çok daha zormuş.

Kentin içerisine giriş tamamen ücretsiz. Sokaklarında dolaşırken kendinizi gerçekten de bir film setinde hissediyorsunuz. Olabildiğince korunan Ait Benhaddou size Berberi yaşamını sunan bir alan aslında. Kahverengi ile kaplı olan kentin her bir noktası ayrı büyüleyici. Aslında kentin normalinde merdiven bulunmuyor fakat UNESCO şehrin yapısını koruyarak daha kolay bir şekilde gezilmesi için merdiven yaptırmış. Bu sayede pek çok noktaya ulaşabiliyorsunuz.

Bununla birlikte kenti gezerken çok ilginizi çekecek bir şey daha bulunuyor. Tamamen şekerden yapılan tablolar! Berberiler’in geleneksel resim sanatını Ait Benhaddou’da görebiliyorsunuz. Günümüze kadar gelen bu resim sanatında tamamen doğal boya ile şeker karıştırılarak resim yapılıyor. Ardından da yapılan resim şeker ile yakılarak renklendiriliyor. Gerçekten şok etkisi yaratan bu resim sanatı uzun yıllardır yapılıyor. Çıkan eserler ise bir harika. Siz de burada yapılan eserlerden alabilir bu yapım sürecine direkt tanık olabilirsiniz. Şahsen turda kaçırmamanız gereken en önemli noktalardan biri de burası.

İçeride gezerken dikkat etmeniz gereken önemli bir nokta var: Fotoğraf! Kent içerisinde yaşayan kişiler kendi fotoğraflarının çekilmesinden oldukça rahatsız oluyor. Bundan dolayı sadece boş alanları fotoğraflamanızı öneriyoruz. Aynı zamanda rehber de sık sık fotoğraf konusunda uyarı yapıyor. Bazı ara sokaklarda veya içeride yer alan dükkanlardaki kişileri fotoğraflamamaya özen göstermelisiniz.

Ait Benhaddou’dan sonra öğle yemeği için yemek molası veriliyor. Burada gidebileceğiniz tek bir lokanta var onun da fiyatları çok yüksek. Biz tura çıkmadan önce baya bir araştırdığımız için buradaki fiyatların çok yüksek olduğunu öğrenmiş ve ona göre önlemimizi almıştır. Bir gün öncesinden marketten sandviç ekmeği, peynir ve jambon alarak kendi sandviçimizi yaptık. Açıkçası tur ekibinin geri kalanı restoranda yedikten sonra çok pahalı olduğunu sık sık dile getirdi. Bundan dolayı siz de tura çıkmadan önce yemek için bir şeyler alabilirsiniz.

Zagora

Ait Benhaddou’dan çıktıktan sonra çöl için uzun bir yol almanız gerekiyor. Yaklaşık 4 saat süren bu yolda yine Atlas Dağları’ndan geçiyor ve sonrada küçüklü büyüklü çeşitli kasabaları görüyorsunuz. Son durağınız ise Zagora oluyor. Atlas Dağları’ndan indikten sonra palmiyelerle çevrili ama yine kahverengi olan küçük kasabalardan geçiyorsunuz. Arabadan gördüğünüz manzaralar gerçekten büyüleyici oluyor. Olağan sıradanlığı ile akıp giden hayatın minik bir kısmına dahil olduğunuz bu yolculukta 1-2 kere su ve yemek ihtiyacı için duruyorsunuz. Kabul edelim çöle gitme heyecanı ile bu 4 saatlik yol pek de kolay geçmiyor.

4 saatin sonunda Zagora şehrine ulaşıyorsunuz. Gideceğiniz çöl için Zagora’dan hareket etmeniz gerekiyor. Aslında Zagora çöle en yakın nokta olarak konumlanıyor. Burada belirli bir yere kadar arabayla geldikten sonra deve yolculuğuna başlamak için bir noktada duruyorsunuz. Zaten sizi bekleyen bir deve kafilesi de oluyor.

Arabadan iner inmez develer ve size çölde eşlik edecek Berberiler sizi karşılıyor. İşte o anda gerçekten farklı bir deneyime gideceğinizi anlıyorsunuz. Çöl kıyafetlerine bürünmüş Berberiler sizin şalınızı bağlamanızdan deveye binmenize kadar pek çok noktada size yardım ediyor. Zaten her şey o kadar düzenli ki siz sadece eşyalarınızı alıyor ve size ayrılmış deveye biniyorsunuz.

Gün batımında develer ile kalacağınız çadırlara doğru yol alıyorsunuz. Biz de gün batımında gitmiştik fakat havanın ekstra kapalı olmasından dolayı güneşi göremedik. Bundan dolayı bizim maceramız biraz daha kum ve deve temalı oldu. Ama genellikle pek çok turda gün batımının romantizmi yaşanıyor. Bizimki tamamen şanssızlıktı.

Zagora Çölü’nde kalacağınız çadırlar Sahra Çölü’nün içlerine göre daha yakın olduğu için yaklaşık 1 saatlik deve yolculuğu yapıyorsunuz. Önce normal çorak arazilerden geçerek başladığınız yolculuğunuz kum tepelerinin büyümesi ile devam ediyor. Yıllarca televizyonda izlediğimiz o çöl çalılarını da burada görüyorsunuz. Gerçekten çok tatlı ve unutulmaz bir deneyim. Sadece deve ile yolculuk biraz yorucu olabiliyor. Hem oturduğunuz yerin çok sert olması bacaklarınızın içinin acımasına sebep oluyor hem de biraz fazla sallanıyorsunuz.

Deve yolculuğundan sonra alana vardığınızda sizi gerçekten Berberi yaşantısına davet eden bir yer görüyorsunuz. Tabii ki seçtiğiniz tura göre değişse de kaldığınız yer öyle çok da konforlu ve lüks değil. Biraz daha Sahra Çölü’nün daha orta noktalarında lüks turlar satan yerler de var. Genellikle o yerlerde ışıklandırmalar ve mumlar oluyor fakat bizim kaldığımız yer gerçekten de olağan sadeliği ile bırakılmıştı. Yerde kilim ve minderlerin bulunduğu bu alanda 2 ve 3 kişilik çadırlar yer alıyor. Biz çift olarak gittiğimiz için bize 2 kişilik çadır verdiler.

Akşam yemeğine kadar çölde keyifli vakit geçirmeniz için serbest zamanınız var. Aslında akşam yemeği hariç ertesi güne kadar istediğinizi yapabiliyorsunuz. Biz de güneş batmadan kum tepelerinin üzerinde dolaşıp bol bol fotoğraf çekildik. O süreçte mini kum fırtınalarına yakalandık. Her ne kadar büyük fırtınalar olmasa da bizi gerçekten zorladı ve o an gözlük ile şalın önemini de ayrı anladık.

Ardından havanın kararması ile birlikte akşam yemeğinin hazır olduğunu duyduk ve çadırın içine girerek masalara yerleştik. Berberiler’in yönettiği bu kampta her şey de Berberi geleneklerine uygun olarak yapılıyor. Akşam yemeğinde de Fas’ın geleneksel yemeğinden olan Tajin vardı. Tavuk ile patatesin birleştiği Tajin yemeğini büyük bir tepside servis ettiler. Öyle çok da doyurucu ve lezzetli olmasa da günün yorgunluğu ile çok iyi gittiğini söyleyebiliriz. Ardından da karpuz ile hoş bir akşam yemeği yedik.

Sonrasında alanda Berberiler geleneksel müzikleri ile eğlenceli vakit geçirmeye çağırıyorlar sizi. Birkaç parça eşliğinde şarkıların söylendiği, dansların edildiği bir ortam oluyor. Ardından da herkes çadırlarına çekilince çölde yıldızları izlemenin keyfine varıyorsunuz. Çöl turunda kesinlikle yapmanız gereken şeylerden biri uyumadan önce çölde yıldızları izlemek diyebiliriz.

Ertesi sabah güneşin doğumunu izlemek ve çölü bir de sabah sessizliğinde görmek için 6 gibi uyandık. Kimse uyanmadığı için çöl gerçekten aşırı sessiz ve güzeldi. Kum tepelerini biraz daha turladıktan sonra Berberiler kahvaltı için zili çaldı. Şimdi burada her turda farklı bir kahvaltı verebilirler, gitmeden önce sormakta fayda var fakat bizimki tamamen Berberi geleneğine uygun bir kahvaltıydı. Kahve veya çayın yanında ekmek ile birlikte reçel veriyorlar. Biraz keyif kaçırıcı olsa da gerçekten çölde bunları yediklerini düşününce mantıklı geliyor. Çok doyurucu olmasa da yine de farklı bir deneyim sunuyor diyebiliriz. Alıştığımız Türk kahvaltısının yanında sadece ekmeğe marmelat sürüp yediğiniz bir kahvaltı olarak düşünebilirsiniz.

Kahvaltıdan sonra yine develere atlayıp arabanın olduğu noktaya kadar develer ile ilerliyorsunuz. Eğer 2 gece konaklamalı tur satın alırsanız da yine farklı bir arabaya biniyor, günün belli saatini yolda geçirdikten sonra belirli bir noktadan deveye yeniden binip ilerliyorsunuz. Yani 3 günlük turlarda da tamamen deve üzerinde ilerlemediğinizi bunun küçük bir deneyim olduğunu hatırlatalım.

Develerle vedalaştıktan sonra Marakeş’e doğru 8 saatlik bir yolculuğa çıkmanız gerekiyor. Tabii ki öğle yemeği ve birkaç yeri görmek için duruyorsunuz ama o yol yorgunluğu gerçekten zorlayıcı oluyor. Zagora’dan çıktıktan sonra her yeri palmiyelerin çevrelediği Palmiye Vadisi’nden geçiyorsunuz. Burada tur durmuyor fakat zaten tüm olayı da yolun güzelliği ve farklılığı. Çölden sonra böyle yeşil noktalardan geçince gerçekten iklimin ve coğrafyanın etkilerine şaşırıp kalıyorsunuz.

Genel olarak Fas gezisinde çöl turu yapmak kesinlikle değerlendirilmesi gereken şeylerden biri. Fas’a kadar gelmişken Sahra Çölü’nü ve bu rota üzerindeki yerleri görmek oldukça önemli. Yine de tam 2 gününüzü buraya ayıracağınızı ve yorulacağınızı da bilmeniz gerekiyor. Açıkçası biz pişman olmadık fakat biraz yorucu bir aktivite oldu. Genel olarak bir deneyim turu gibi düşünebileceğiniz çöl turlarında her şey çok da planlı gitmiyor. Çok sık duruyorsunuz ve biraz da turistik bir aktivite ama tüm bunlara rağmen dünyada görülmesi gereken en önemli noktalardan biri olan Sahra Çölü’nü görüyor ve deneyimleme fırsatı yakalıyorsunuz. Bundan dolayı Fas seyahatinize Sahra Çölü turunu eklemeyi unutmayın.

Berberiler’den Sahra Çölüne: Fas Quarzazate ve Zagora Çöl Turu Resimleri

Resimleri izinsiz alıp Kullanamazsınız Resmi Hakları Gezenmibilir.com sitesine aittir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz