İZMİT’TE GEZİLECEK YERLER
İZMİT’TE GEZİLECEK YERLER

Günümüzde insanların sürekli il mi ilçe mi diye sorduğu yer olan İzmit, aslında Türkiye’nin Marmara Bölgesi’nde bulunan Kocaeli iline bağlı bir ilçedir. Konumu itibariyle zengin doğal kaynakları ve doğal güzellikleri bulunan İzmit, ilçe topraklarında uzun yıllar içerisinde farklı gelenekleri ve kültürleri barındıran ülkeler ve imparatorlukların yer almasıyla İzmit’i doğal güzellikleri ve tarihi yerleri bakımından zengin bir yer haline getirmekte.

İzmit’in Kısa Tarihi

İzmit bölgesi sırasıyla; Astakos, Nikomedya, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapar ve bu nedenle oldukça değerli mirasları barındırır.

İzmit Nerede

İzmit, Türkiye’nin kuzeybatısında Marmara bölgesinde bulunan Kocaeli ilinin yaklaşık 339.000 nüfuslu merkez ilçesidir. İzmit ilçesi, Kocaeli’nin ilçelerinden kuzeyinde Kandıra, güneyinde Kartepe ve Başiskele, ve batısında Derince ilçeleriyle birlikte doğusunda da Sakarya’nın Adapazarı ve Serdivan ilçeleriyle de komşudur. Ayrıca güneybatısıyla Kocaeli’nin İzmit Körfezi ve Marmara Denizine kıyısı olan ilçelerindendir.

İzmit’e Ulaşım

Anadolu ve Avrupa kıtaları arasında adeta bir geçit rolünü üstlenmiş olan bu ilçede ulaşım oldukça gelişmiştir. Ulaşım ağının gelişmesi ve nitelikli birçok personelin bu bölgede bulunmasından dolayı birçok firma burada fabrika ya da üretim tesisleri açmaktadır. Bu da şehirdeki istihdam hacminin çok yüksek olduğunu göstermektedir. Ulaşım olarak kara ve deniz yolunun yanı sıra, ilçeye 15 kilometre uzaklıkta bir de havaalanı ile ulaşım imkânı sunmaktadır.

İzmit’te gezilebilecek yerler

İzmit, tarihte birçok farklı kültür ve medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bu medeniyetler ardında bıraktıkları tarihi kimliklerini barındıran ve tarihi belge niteliğinde olan günümüze ulaşmış olan birçok mimari eser bırakmışlardır. İşte İzmit’te gezmeniz gereken bu tarihi yerlerden bazıları:

Kasr-ı Hümayun Sarayı

1861-1876 yılları arasında yapımı sürmüş olan bu saray Osmanlı padişahlarına hizmet vermiş ve dönemin birçok devlet adamı ve önemli şahsiyetlerini ağırlamıştır. Sarayın ismi “padişaha ait saray” anlamına gelmektedir. İlk kez IV. Murat Dönemi’nde ahşap temeller üzerinde inşa edilmiş ancak o dönemde yaşanılan deprem ve yangınlar sebebiyle yıkılmış ve Sultan Abdülaziz tarafından tekrardan yapılmaya başlanmış. 2 katlı bir yapı olan bu saray, Avrupa-i Barok stilinde ve neoklasik üslupta inşa edilmiştir. Kasr-ı Hümayun Sarayı’nın en önemli özelliği de İstanbul dışında yapılan tek saray olmasıdır. Sarayın alt katında namaz kılınmayan serbest bölgesini içine alan salonu mevcuttur. Bu salonda geyik ve aslan motifleri görebilirsiniz. Sarayın zemin katı mermer, üst katı ise ahşap mermer parke döşemelidir. Aynı zamanda zemin ve üst katlarda içeride sizleri; Osmanlı arması, Abdülaziz’in tuğrası, bayrak, mızrak, balta ve kılıçtan oluşan grup motifleri, çiçek ve meyve bezemeleri gibi tavan süslemeleri ile karşılayan bu saray Demiryolunun kuzeyinde Saat Kulesi’nin yanında bulunmaktadır. Haftanın her günü yaz aylarında 9.00-19.00, kış aylarında ise 9.00-17.00 saatleri arasında hizmet veren saray müzede giriş ücreti 12,5 Tl olmakla birlikte Müzekart sahipleri bu sarayı ücretsiz bir şekilde gezebilmektedir.

Saatçi Ali Efendi Konağı

1.Abdülhamid dönemi zamanlarından kalan, 1774 yılında Gümüşlüoğlu ailesi tarafından yaptırılan ve daha sonraki zamanlarda saat onarımı yapan Ali Efendi tarafından satın alınmıştır. Ahşap detaylarıyla dikkat çeken konak Türk sivil mimari örneklerinden biri olması sebebiyle oldukça dikkat çekiyor. 1987 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Etnografya Müzesi haline getirilip hizmete sunulan konak tarihi mimari belge niteliği taşımasıyla biliniyor. Yöresel ve geleneksel Türk el sanatları, kıyafetleri, silahları ve daha fazlasının sergilendiği bölümler içeren konak denize nazır bir hakimiyeti bulunan bir yokuş sokağı üzerinde inşa edilmiştir. Bodrum katı kagir (yığma), diğer iki katı ise ahşap olarak inşa edilmiştir. Geleneksel Türk Evi nitelikleri barındıran konağın zemin katında sofa etrafında konumlanan üç oda, mutfak ve yarı gömme bir balkon yer alıyor.

Üst katta kullanıcıların mahremiyet mekanlarının bulunduğu ise başoda ve sofaya açılan üç oda bulunuyor. Yapının dış cephesinde geleneksel süslemelerin yanı sıra payanda (süslemeli taşıyıcı) detaylarını da gözlemleyebilirsiniz. Müzenin içerisinde gezdiğiniz zaman İzmit halkının o zamanlarının günlük yaşamını yansıtan yöresel kıyafetler giydirilmiş mankenler bulunmaktadır. İzmit’in merkezinde konumlanan konak şehir merkezine 250 metre uzaklıktadır ve yaya olarak gidilebilmektedir. Ailece geziye uygun olan konağın giriş ücreti yoktur. Dört mevsim ziyaret edebileceğiniz yerlerden biridir. Eğer İzmit’e yolunuz düşerse mutlaka gitmelisiniz.

Selim Sırrı Paşa Konağı

Asıl ismi Selim olup sır saklamasını bilen kimse anlamına gelen Sırrı mahlasını kullanan Osmanlı yönetim örgütünde sancak amirliği yapan Selim Sırı Paşa’nın 19. Yüzyılda İzmit’in Hacı Hasan Mahallesi’nde yaptırdığı konaktır. Bir dönem atıl halde kaldıktan sonra 2009 yılında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan restorasyon çalışmaları 2013 senesinde son bulmuş olup kamulaştırılmış ve müze haline getirilmiştir. Konağın planını bizzat Selim Sırrı Paşa’nın çizdiği, Körfez’e yönelik manzarası olan konağın iç duvarlarında çeşitli manzara resimleri ve zengin kalem işleri barındıran süslemelerle bezenmiştir. 19.yüzyıla ait bir sivil mimarlık örneği olan Sırrı Paşa Konağı, ahşap ve kagir bir yapı olup zemin kat, 1 normal kat, 1 ara kat ve dünyaya bakış anlamına gelen cihannüma katıyla birlikte 4 katlı ahşap karkas yapı tekniğinde inşa edilmiştir.

Konak haremlik ve selamlık olarak iki bölümden oluşmuştur. İzmit’in merkezine yakın bir konumda bulunan konağa yürüyerek kolay bir şekilde ulaşım sağlayabilmeniz mümkündür. Şehre geldiğinizde mutlaka uğramanız gereken yerlerden biri olan konağı haftanın her günü sabah 9.00 ile akşam 17.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Selim Sırrı Paşa Konağı’nı ücretsiz bir şekilde ziyaret edebilirsiniz.

Kaiser Wilhelm Köşkü

Hereke Halılarının dünya çapında ünlenmesinden sonra bu bölgeyi ziyaret eden yabancı misafirlerin barakalarda kalmasının kötü bir izlenim yaratması sonucunda bu izlenimi kırmak için Sultan II. Abdülhamit’in emriyle Alman İmparatoru Kaiser II. Wilhelm’in 1884 yılında İzmit’i ziyaret etmesinden öce inşa edilmiştir. Çivisiz Köşk olarak da bilinen köşkün parçaları Yıldız Sarayı’nda üç haftalık bir çalışma ile hazırlanmış ve deniz yoluyla İzmit’e getirildikten sonra bir günlük çalışma ile yerinde monte edilmiştir.

Bilginin kaynağı kesin olmamakla birlikte II. Abdülhamit’in özel mimarı olarak bilinen İtalyan asıllı mimar Raimondo d’Aronco tarafından tasarlandığı iddia edilmektedir. Ahşap yapımı tekniği ile metal çivi kullanılmadan ahşap konstrüksiyon yapım tekniği ile inşa edilmiştir. İç mekân ihtişamını günümüze kadar korumuş olan yapının içindeki eşyalar arasında piyano, Hereke yapımı halı ile perde, çini soba, vazolar ve süslemeli yemek masalarıyla sandalyeler bulunmaktadır. Şehir merkezinden özel halk otobüsleri ile ulaşım sağlayabileceğiniz köşk, Milli Saraylar kurumu personelleri tarafından düzenli olarak bakımı ve güvenliği sağlanmaktadır.

Saat Kulesi

Osmanlı Devleti’nin 34. Padişahı II. Abdülhamid’in tahta çıkmasının 25.senesinin şerefine İzmit Mutasarrıflığının girişimi ile yapımına başlanan ve günümüzde İzmit’in sembol yapısı olan saat kulesinin yapımına 1900 senesinde başlanmış olup 1902 senesinde bitirilmiştir. Neoklasik Osmanlı mimarisi tarzını ve İslam mimarisi ayrıntıları barındıran kule, tek katlı kaide kısmı ile üç katlı gövde kısmı olmak üzere iki kare prizmadan oluşmaktadır. İkinci katında seyir balkonu bulunan yapının her katında farklı süslemeler bulunmaktadır. 2006 senesinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen kule günümüzde hala kullanılmaktadır.

Yukarıda anlatılan gezilmesi gerekken yerler listesine göre bir gün yolunuz İzmit’e düşerse bizim tavsiyemiz Sanatçı Efendi Konağı’ndan Gayret Gemi Müzesi’ne yürümek olacaktır. Yarım saatlik bir vaktinizi alacak olan bu yürüyüş yolunda diğer anlatılan gezi yerleri de aynı güzergâh üzerinde bulunmaktadır. Gayret Gemi Müzesi’nden de Seka Park’a yürümek 12 dakika sürüyor. Buz patenine gitmek istemeniz durumunda şahsi araç kullanmanız gerekir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz